Yemekte miyiz? Hayır değiliz!
Her hafta olduğu gibi bu hafta da hazırlayıcı eğitim seminerimizi görmek üzere ilçeye gitmiştik. Yine sıkıcı başlayan semineri kendi çapımızda eğlenceli hale getirmeye, ve son öğrencilik günlerimizi suyunu çıkarmadan yaşamaya devam ediyorduk. Öğle yemeği için ara verdik ve ilçedeki hatırı sayılır, müşterisi bol bir lokantaya atıştırmak üzere gittik. İçerisi oldukça kalabalıktı fakat, öğretmen olduğumuzu anlayıp hemen buyur ettiler ve siparişlerimizi verdik. Siparişler geldi, ilgili salata ve eşlik edenleriyle birlikte yemeğimizi güzelce yedik. Buraya kadar herşey normal. Sonra Ümranla ben, kalkmadan önce son oburluğumuzu yapalım dedik, atılmasına gönlümüz razı olmaz diye, salata tabağına güzelce çatallarımızı daldırdık. Maruldu, havuçtu derken seçe seçe yiyorduk ne güzel. Taa ki son anda çatalımda, marula hiç de benzemeyen siyah, irice ve yuvarlak bir cisimcik görüp çatalı tabağıma bırakıncaya kadar.
Evet, bir insanın yemekte görebileceği en kötü şey; bir karasinek ise, ben daha beterini gördüm… Yarısı kesilmiş bir karasinek!
Arkadaşlarımın yemeğe devam edebilmelerini sağlamak için yüzümün gözümün girdiği şekli saklamaya çalıştım. Ne gördün diye ısrarla sormalarına rağmen tabağımdaki rezaleti göstermedim. Yemeklerini bitirdiler. Salatadan son kez çatalına alan arkadaşım, aynı şekilde çatalını bıraktı, bizse sineğin kalan yarısını görmek ümidiyle tabağına eğildik.
Hayııırr! Sineğin kalan yarısı orda değildi. Bu defaki başka bir sinekti, en azından kanatları hala yerindeydi…‘Sana daha zarif bir sinek gelmiş, ne kadar şanslısın’ dedim, güldük.
Orada attığımız her adımdan bütün ilçenin haberi olduğundan ve öyle bir hareketi kendimize yakıştıramadığımızdan hiçbir şekilde olay çıkarmadık, gülümseyerek hesabımızı ödedik ve mide bulantımızı da alarak oradan uzaklaştık. Dışarda yeme zorunluluğunu bir eziyet haline getiren bütün lokanta-restaurant tipi yerlere sesleniyorum: Biraz daha özenli olmak zor mu geliyor acaba? En azından sinekleri bütün bırakın kardeşim! Yarısını görememek insanı daha da üzüyor bilesiniz…
Lokantalarda çok sık karşılaştığım bi durum bi keresinde köftenin içinden kocaman tarantula çıkmıştı.ustaya dedik abi bu spiderman’şin ne işi var burda … Adam önce kızardı daha sonrada pişkin pişkin espiri yaptı : ” Ne mutlu size böcek çıkana bir yarım köftede bizden hediye ”
artık adamın dükkanının önünden dahi geçmiyom ..
Tarantula çıkarsa bütün zarefetimi orda bırakırım ben ne diyosun sen
))
Alsın köftesini kendi yesin! Promosyon düşüneceğine temizliği öğrensin!
ığğyyyyyy:P
yaa ne var bunda.
alta tarafı bi sinek te……
üst tarafı nerde:D