Ne desem bilemedim
Çoktandır yazmayınca köreliyor insan yahu! Az önce yazdığımı okuyayım dedim çok saçma, masalsı bişey olmuş. Sildim. Sonra bitane daha. Bu da çok ‘haddii canıımmmm’ oldu, onu da sildim. N’oluyo bana anlamadım. Bir iki okuyucum mail atmış geçenlerde, geliyoruz bakıyoruz yeni post yok, bak bizi üzme alırız ifadeni felan gibi bişey demişler, ondan ötürü bişeyler yazayım dedim.
Uzuun zamandır okula endekse ettim kendimi. 23 Nisan provaları derken derken, okulda hiç oturmadığımı farkettim. Hademelerimiz sağolsunlar, yemin ederim ki ben ne kadar koşturuyorsam onlar o kadar oturuyorlar. Aynı maaşı alıyoruz. Kominist kesimin tepkisini almak istemem ama biraz ayarsız bi durum var gibi, neyse. Ama tekrar belirtiyorum ki, öğretmenler odası dahil her yerde gerine gerine oturabiliyorlar, bu da bana oturuyor. Dürüstçe söylüyorum bak.
Dün 23 nisandı malum. Önceki gün de 22 nisan oluyor bu da malum
. Küçük beldelerde bu tarz etkinlikler çok ciddiye alınır, müdürümüzün tabiriyle 23 nisanlar okulun vitrinidir. Durum böyle olunca bir gün önceden yani 22 nisanda ciddi genel bir prova yapılır birebir olarak. İşte tören sunucusu olarak bu provanın olmuş olması güneşin altında en az 4 saat kalmak demek oldu benim için, bu da ciddi su kaybı ve bölgesel yanık, halkın tabiriyle amele yanığına neden oldu. Efenim giydiğim gömleğin izi çıktı göğsümde, artı burnumun üstü cehennem gibi kızardı hem de parladı, yanaklar ona keza. üstelik de alnımda ‘emo çizgisi‘ belirmiş. Yani yarısı yanmış yarısı yanmamış. Akşam olunca farkettim; çok hoşlanmadım aynadaki suretimden. Ertesi gün sunucusun yavrum, 300 -400 kadar kişi seni izliycek hah hah! dedi içimdeki şeytan. Pudrayla kapatırım cicim! dedim cevap verdim kendisine. Ama kapatamadım tabi…
Fener alayı oldu gece beldede, çoluk çocuk toplanıldı, okuldan hareketle, sazlı sözlü dümbelekli davullu yürüyüş yapıldı. Konserve kutularının içinde ateşler yakıldı bütün belde gezildi o şekilde. Belli yerlerde durulup oyun havaları çalındı, oynandı. Zaten kapı gıcırtısına göbek atan bir beldeyiz, çok zorlanmadılar ortaya geçerken. Konser olsa bu kadar katılım olmazdı çok eğlenceli oldu. Ama çok da yorucuydu, gece eve döndüğümde yürüyen bir cesettim artık.
23 nisandayız, tören alanında toplandı halk. Program uygulanıyor ama ufak tefek sıkıntılar yaşandı tabi. En büyük teknik arıza bendim çünkü 10 santimlik topuklu ayakkabı giymiştim, bir önceki gün açılan yaraların hala taze olması yürümemi imkansız hale getirmişti, halimi görüp tören alanına eskortla getirdiler yine de kurtarmadı yazık ki… Bununla beraber boyum da 2 metreye yaklaştı topuklularla; yani attığım her yamuk yumuk adım beni bir travestiye daha da benzeştiriyordu, zaten saçlar da tıpkı peruk gibi olmuştu maşayla sarınca… Bir aydır dinmeyen öksürükten dolayı ses tellerim de orangutan sesinden başka sesi çıkartamıyordu, şimdi siz düşünün karşınızdaki erkek değil de ne olabilir? ‘Hocam bana bırakma şu sunumun ucundan sen de tut’ dedimse de beni oracıkta bırakıp kaçmıştı diğer organizatör arkadaş.
Final gösterisi olarak benim çingene kızlarım çıkacaktı. Çok hazırlanmıştık, en ince detayına kadar Roman Havasının hakkını vermeliydik. Zurnası davulu, sonunda saçılan paralara kadar herşey düşünüldü. Harfiyyen uygulandı. Çok ama çok mükemmel olmuştu. Sankim kızların hepsini ben doğurmuşum gibi gurur duydum. İyi ki bu gösteriyi de en sona koymuşum çünkü gerçekten en iyisi bu oldu. Yakında videoyu eklerim burdan izleriz birlikte.
Fener alayı burada :
Bu da 23 Nisan final gösterimiz:
Böylelikle büyük tantanayı atlattık. Düğün organizasyonu yapsan en az bu kadar yorulur insan.
Boşlukta hissediyorum ama şimdi kendimi. Kötü oldu bitmesi…
Çok yorulmuşsunuz ama görüntülere bakılırsa Bayramın tadına siz varmışsınız Neslihan’cım. Orda olmak varmış
Kankitom eğer komünizm olsaydı o hademeler sana yardım ederdi, bütün öğretmenler sana yardım ederdi Müdürün müdür olmaz arkadaşın olur her eksiğine koşardı; ama ne yazık ki bunlar kapitalist düzenin sonuçları. Seni bu hale getiren Emperyalizm utansın :=)
Ayrıca ızgara olman iyi olmuş kanka, tava ya da buğulaman gitmezdi
O değil sen neden topuklu giyiyorsun abeee kaynanam, ben kadar boyun var kız. Bence topuklarını törpüle ama topuklu giyme
))
Her şey bir kenara eminim çok güzel olmuştur bayramınız aferin sana kutluyorum seni
)
Geçmişler olsun sana, işin yok, paran bol, ayrıca ek dersin yok, işte karambol :=)))
Arzu ablam: Öyle citten burda şenlik 3 gün önceden başlar, keşke gelseydiniz…
Buğulamaya gelince çok yumuşuyorum evet iyi gitmiyor
Doğancm: Teşekkür ederim, kanka hademeler hariç herkes koşturdu müdür dahi, eğer komunizm gelecekse bizim okuldan başlasa iyi olur yoksa direk darbe düşünüyorum
Gerçekten şahane bir şenlik olmuş.Kızlarına roman havasını sen mı ögrettın bakayım? Kankim sen de daha ne marifetler vardır kim bilir?Keşke ben de olsaydım orada.Artık organizatörlük işini de iyice öğrendin.Senden başka şenlikler beklıyoruz.
iNşallah diyelim kankam. Kızlara gelince kendileri gayet iyiydiler benim pek katkım olmadı yani
sadece düzen ve istikrarlı bir koreografi için yardımcı oldum o kadar. gerisini kendileri hallettiler. Ha bi de kırmızı rujumu ‘hallettiler’
size bir sorum olacak bunlar gercekten basindan gectiyse o zaman sanki benim bir iliskimi anlatiyorsunuz gibi. ve bende özledim ve arayip bulamadim kendisini. oda sizin gibi sarki söylerdi ve bende ondan ayrildim bana benim yanimda kal derken. ve sizi cok begendim.sarkilariniz sanki beni ve onu anlatiyor…tesekür ederim…ve basarilar…
şanseseri sitenize deng geldim. güzel olmalı düşüncelerini ifade etmek, paylaşabilmek, tebrikler.
Musrafa aydemir: Şarkıcı Neslihanla karıştırıldım yine, bulursun umarım aradığın kişiyi, yine de uğradığın için teşekkürler…
Murat: Gayet güzel bir duygu, birine anlatsan bu kadar rahatlamazsın, yazmak iyi geliyor. teşekkür ederim