Neslihan

Zarif, sağlam, esnek

Başlangıç

Temmuz2

Yeni okulumda Milli Eğitim Bakanlığının emri, Müdür yardımcımın kavliyle göreve başladım.

İlk gidişimde evde bilerek bıraktığım bir kağıt lazım olunca, göreve başlayamamıştım, dün gittim başlattım. Bir günün içinde oraya gidip dolanıp gezip aynı gün memlekete dönebilmek çok güzel bir duyguymuş. Düşünsene sabah evinden çıkıyorsun akşam millet işten dönmeden sen şehirdışı yapıp eve geri dönmüş oluyorsun. Bursadan gel-git yapmayı düşünmüyor değilim de; işte :)

İlk gidişimde okulun giriş kapısını bulamadım, zaten bankada moralimi bozan fesat hocalar yüzünden çok kötüydüm, bir de okulun bulunduğu mahalleyi hiç mi hiç beğenmedim, çok üzgünken ordan yakaladığım muhtemelen öğrencim olacak çocuğa ‘Bu okulun giriş kapısı, tabelası yok mu evladım?’ diye veryansın etmiştim. O da az daha yukarı yürüseydim girişi görebileceğimi anlamamı sağladı. Sonra buldum girişi, daha girişte kayboldum zaten. Okul okul değil, Amerikan Konsolosluğu gibi. Dehşet büyük. Dün de 60 küsür öğretmeni olduğunu öğretmenler odasına girince konser alanını anımsatan kargaşayı görüp anladım. Ben büyük, çok büyük bir okula geldim. Ne halt ettim! Burda entrikanın, burda mental işkencenin bini bir paradır, gör sen… Çok sinsi çok zeki olmayı öğrenmeliyim, zor iş… Devamını okuyun »

Koli bandıyla harikalar yaratır

Haziran21

Taşınıyorum ya ben şimdi, bir heyecanla hemen başladım temizliğe toparlanmaya. Kışlıkları topladım 3 çuval oldu, ara mevsimdeki kıyafetlerimi topladım onlar 2 çuval, bursaya götüreceklerim de 2 bavul. Hiç eşyam yok derken kıyafetleri unutmuşum ben, kendilerini toparlarken hatırlattılar. Kalanları Allah’a havale ettim.

Bi yandan ev topluyorum yorulunca arkadaşlara sataşıyorum. Yardımcı olmaya çalışıyorlar. Arzu ablam Kocaelideki tanıdıklarını arayıp oraya gidince olacak sıkıntılarıma çare arıyor, benden haber bekliyor/ bekletiyor. Muratı da ev araştırması konusunda görevlendirdim, çocukçağız Gebzede bulunduğuna pişman oldu sayemde. Ben bilmiyorum içini pek fazla dedikçe ben mahalle sokak felan soruyorum, insanları nasıl diye soruyorum. Baktı olmayacak,  ben ne sorsam Maps’i hemen açıyor artık.. Yemek yemeden önce 3 saat, yedikten sonra da yatana kadar aralıklarla ev bakıyoruz, mahalle bakıyoruz sokak bakıyoruz. Bıktı ama bişey demiyor. Devamını okuyun »

Belki zor olacak…

Haziran16

Hiç aklımda olmayan sürpriz bir gelişme oldu. İki yazı altta il dışı tercih yaptığımı, atanmayı beklemediğimi yazmıştım ya hani; işte oldu o iş…

Ben hep İstanbul istemiştim ilk 1o tercihim orasıydı fakat, il dışı kontenjanı azdı ve puanım düşük olduğu için kalanını Kocaeli, Gebze, Darıca döşedimdi. 14. tercihim  geldi; Gebze.

Atandığım okulu 2 sene önce, ilk atamada kılpayı bir farkla kaçırmıştım, çok kahrolmuştum Gebze olmadı diye… Şimdiye kısmetmiş.

Devamını okuyun »

İndim çeşme başına

Haziran12

Sıcaklar bastı basalı sabah uykularım bilumum motor sesleriyle delik deşik ediliyor. Ben de son zamanlarda neden acaba rüyalarımda kendimi motor tepelerinde görüyorum diye düşünmeye başlamıştım, bundanmış.

Geçen haftalarda liseli öğrencilerimle sohbet ederken  bu şikayetimden söz ettim. Dedim ki; benim evin ordan sabahın beşiyle yedisi arasında o ilkçağdan kalma motoruyla her kim geçiyorsa uyarın; yemin ederim bir sabah alnının çatından vuracam onu, dedim. işte sonuç! O zamandan beri motorla penceremin altından geçenlerin sayısında büyük bir artış oldu.

Böyle böyle her sabah benzer kıyametçiklerle uyandırılıyorum. Bu sabah da kalktım, güzelce giyindim, kahvaltımı yapmadım.  Bu ara çeşmelerden lağım suyu aktığı için bir haftadır sadece okulda hazır su tükettiğimden, iç organlarımda kısmi bir kuruma gerçekleşmeye başlamıştı. O kadar inatım ki; çeşmeden akan suyu içmiyorum ama başka su da içmiyorum, bunu kendime nasıl öğrettiysem ‘şartlı susamama’ yaşıyorum. Evet, susamıyordum. Ev sahibim bunu farketmiş gibi bir akşam uğradı, ‘ölecen yavrum susuzluktan al eline bir bidon da git karşı çeşmeden su doldur, ordan temiz su akıyor; daha bi kere bile zahmet etmedin inmeye’. demek istedi. Ben de hazır pazara gidecekken su da doldurayım dedim. Benim için farklı bir deneyim olacaktı.(!)

Devamını okuyun »

Ağırlıklardan kurtulmak, özgürlüğe yelken açmak

Mart17

Uzun zamandır beni üzen, yoran, strese sokan o kadar çok şey gördüm, tanık oldum, hayal kırıklığına uğradım ki, uzunca bir süre hiç bir şeye şaşırmamaya karar verdim. Bu da insanı ister istemez tepkisizliğe itiyor. Bir şeye tepki vermemek de insanı acaip rahatlatıyormuş, bunu farkettim. Kendi şahsi durumum için söylüyorum bunu tabiiki her durumda işe yaramaz. Mesela eşiniz sizi aldatıyor bunu farkettiniz, bu durumda tepkisiz kalmayın yani. Onu kastetmiyorum. Ama çok kanıksadıysanız bence tepki vermeyin, o da bir türlü durum kurtarma operasyonudur. Bişey diyemiğciim.

Şimdi tepkisizim ya, görmek istemediğim kişileri görünce tepki de vermiyorum, böyle olunca ‘havan batsın’ durumları ortaya çıkabiliyor, peki ben bu duruma ne tepki veriyorum, tabii ki hiçbişey. Bu da enteresan. Kendimi tepki vermek dışında başka şeylere odaklıyorum, çoluk çocuk seviyorum, liselilere sataşıyorum, gülüyorum, gülümsüyorum. Ohh be! daha mutlu oluyorum. Gereksiz diyaloglar, ruh çürüten sorular, ayarsız çıkışlar, yoran arkadaşlar, arkadaşlıklar. Bitti, kurtuldum, hemde sadece görmezden gelerek. Zamana akışına bırakarak. Havalar da açtı, bi kaç gündür güneşli.
Mutluyum ben ya; hayat güzel neresinden bakarsanız bakın, mutlu olunası bişeyler görün. Espri yapın, gülün güldürün. Hepsi güzel.

Bu arada The Beatles’ın muhtemelen 80lerin sonuna denk gelen bi parçasını keşfettim, belki 150 oldu hala bıkmadım. Yumuşak bi gidişi var, ninni gibi dedi tavsiye ettiğim bir arkadaşım. Bilmem ihtiyacım var belki uyutulmaya şu sıra ondan şurup gibi geldi. Daha önce bulmadığım için hayıflandım,  bir de nakaratındaki cümleyi ideolojik felsefem yapmaya karar verdim:
‘Nothing’s gonna change my world…’ ‘Hiçbir şey dünyamı değiştiremez’

Çok pozitif bi şarkı, buyrun efenim.

Devamını okuyun »

« Eski Yazılar

    Tatile nereye gidenlerdensiniz?
    • Add an Answer
    Anket Sonuclari