Başlangıç
Yeni okulumda Milli Eğitim Bakanlığının emri, Müdür yardımcımın kavliyle göreve başladım.
İlk gidişimde evde bilerek bıraktığım bir kağıt lazım olunca, göreve başlayamamıştım, dün gittim başlattım. Bir günün içinde oraya gidip dolanıp gezip aynı gün memlekete dönebilmek çok güzel bir duyguymuş. Düşünsene sabah evinden çıkıyorsun akşam millet işten dönmeden sen şehirdışı yapıp eve geri dönmüş oluyorsun. Bursadan gel-git yapmayı düşünmüyor değilim de; işte
İlk gidişimde okulun giriş kapısını bulamadım, zaten bankada moralimi bozan fesat hocalar yüzünden çok kötüydüm, bir de okulun bulunduğu mahalleyi hiç mi hiç beğenmedim, çok üzgünken ordan yakaladığım muhtemelen öğrencim olacak çocuğa ‘Bu okulun giriş kapısı, tabelası yok mu evladım?’ diye veryansın etmiştim. O da az daha yukarı yürüseydim girişi görebileceğimi anlamamı sağladı. Sonra buldum girişi, daha girişte kayboldum zaten. Okul okul değil, Amerikan Konsolosluğu gibi. Dehşet büyük. Dün de 60 küsür öğretmeni olduğunu öğretmenler odasına girince konser alanını anımsatan kargaşayı görüp anladım. Ben büyük, çok büyük bir okula geldim. Ne halt ettim! Burda entrikanın, burda mental işkencenin bini bir paradır, gör sen… Çok sinsi çok zeki olmayı öğrenmeliyim, zor iş… Devamını okuyun »