Yılın Stajyeri
Şahıs: – İyi günler. Okul Müdürüyle görüşecektim ben?
Ben: – Kendisi şu an Bayrak töreni için bahçede, birazdan burda olur.
Şahıs:- Müdür yardımcısı nerde?
Ben:- O da bahçedeydi sanırım.
Şahıs: – Bu nasıl okul kardeşim? Aradığımız adamı yerinde bulamıycak mıyız biz?
Ben: – Şeyy efendim, aradığınızı iletirim, kiminle görüşüyorum?
Şahıs: -İlköğretim müfettişi Mustafa D…. ! Ararım birazdan! (Paaatt!!!)
Sabah güne böyle bir diyalogla başlamıştım, sinirim bozulmuştu hafiften. Havalar soğudu ya, Bayrak töreninde donmayayım diye bebelerle birlikte girmiştim içeri, ne bileyim okulun telefonu çalacak da, etrafta benden başkası olmayıp; bu kutsal görevin bana kalacağını!
Telefonla konuşmam biter bitmez koridorda yakaladığım müdürüme ispiyonladım olayı. Hemen de bozuldu; ‘törene inmesek o da olay olur, boşver, bi daha arasın’ dedi. Yüz buldum ya müdürümden, mutlu oldum. Sevine sevine dolanmaya başladım. Bikaç dakka sonra olay ortaya çıkmış, bunu da en son duyan ben olmuştum tabii.
Çok pis işletmişti beni müdür yardımcım. Arayan ilköğretim müfettişi modundaki oldukça aksi kişilik meğersem bizim müd yard’mış!
Herkeste bir hafif alay vardı sanki, ’sen bunu nasıl yedin? Nasıl oldu da sesi tanımadın? Pis stajer hahahaaa’ şeklinde çınlamalar başladı kulaklarımda. Müdürüm pis pis sırıtıyor: ‘Mustafa D…. şu bizim 7 lerdeki öğrencimiz, çok yaramaz olan çocuk değil mi yaww??:)’ !
Bak işte, adam öğrencinin adını vermiş, bende hala jeton düşmemiş! Bi de öyle yalancıyım ki; müdür yard ımcısı törende dedim adama. Yaptığım bu nacizane savunma amaçlı yalancık da olmasa durumu nasıl kurtarcaktım Allah bilir!
Bütün günlük mevzuu bahisleri bu eşşek şakası üzerineydi hepsinin. Bu pis şakanın en yakın zamanda rövanşını almazsam bana da ‘Pis Stajer’ demesinler.
Demesinler kardeşim! Herkes yerinde bulunsun! Telefonlarını ellersem bi daha…!