Temmuz2
Yeni okulumda Milli Eğitim Bakanlığının emri, Müdür yardımcımın kavliyle göreve başladım.
İlk gidişimde evde bilerek bıraktığım bir kağıt lazım olunca, göreve başlayamamıştım, dün gittim başlattım. Bir günün içinde oraya gidip dolanıp gezip aynı gün memlekete dönebilmek çok güzel bir duyguymuş. Düşünsene sabah evinden çıkıyorsun akşam millet işten dönmeden sen şehirdışı yapıp eve geri dönmüş oluyorsun. Bursadan gel-git yapmayı düşünmüyor değilim de; işte
İlk gidişimde okulun giriş kapısını bulamadım, zaten bankada moralimi bozan fesat hocalar yüzünden çok kötüydüm, bir de okulun bulunduğu mahalleyi hiç mi hiç beğenmedim, çok üzgünken ordan yakaladığım muhtemelen öğrencim olacak çocuğa ‘Bu okulun giriş kapısı, tabelası yok mu evladım?’ diye veryansın etmiştim. O da az daha yukarı yürüseydim girişi görebileceğimi anlamamı sağladı. Sonra buldum girişi, daha girişte kayboldum zaten. Okul okul değil, Amerikan Konsolosluğu gibi. Dehşet büyük. Dün de 60 küsür öğretmeni olduğunu öğretmenler odasına girince konser alanını anımsatan kargaşayı görüp anladım. Ben büyük, çok büyük bir okula geldim. Ne halt ettim! Burda entrikanın, burda mental işkencenin bini bir paradır, gör sen… Çok sinsi çok zeki olmayı öğrenmeliyim, zor iş… Devamını okuyun »
Haziran16
Hiç aklımda olmayan sürpriz bir gelişme oldu. İki yazı altta il dışı tercih yaptığımı, atanmayı beklemediğimi yazmıştım ya hani; işte oldu o iş…
Ben hep İstanbul istemiştim ilk 1o tercihim orasıydı fakat, il dışı kontenjanı azdı ve puanım düşük olduğu için kalanını Kocaeli, Gebze, Darıca döşedimdi. 14. tercihim geldi; Gebze.
Atandığım okulu 2 sene önce, ilk atamada kılpayı bir farkla kaçırmıştım, çok kahrolmuştum Gebze olmadı diye… Şimdiye kısmetmiş.
Devamını okuyun »
Haziran2
Şark hizmeti engelinin kaldırılmasıyla tercih yapacak mapus öğretmenler için il içi ve il dışı tercih zamanı geldi. Ben de bu sıkkın güruhun en güzide üyelerinden biri olarak, tercih şansımı denemekle denememek arasında gel-gitler yaşarken, aileme yakın çevreme danışırken, okulda yaşadığım hayli beklenmedik bir gelişme benim burdan acilen gitmem gerektiğinin sinyallerini verdi. Tam da tercih dönemi olmasının verdiği gazla oturdum, bir-iki gün önceden Ümran kankamla belirlediğimiz okulları yazdım. Sinirim geçmemişti, burdan mutlaka bu hafta içi gitmeliydim. Çok ama çok tadı kaçtı burda herşeyin. Anlat deseniz anlatılmaz ipe sapa gelmez, amaann sallla denecek şeylerdir belki ama, sıcakta uzadıkça uzayan sakızlar gibi yapışır bu meseleler. Bu yüzden gitmek istedim, birşey görmedi gözüm.
Devamını okuyun »
Mayıs8
Rehber öğretmenleri olduğum sınıfımın kızları nerde görseler hemen koşa koşa gelirler yanıma, öyle akıllarıne ne gelirse cır cır öterler. Başımı şişirir giderler. Birkaç kere kaçma teşebbüsünde bulundum, diğer taraftan dolanıp karşıma çıktılar. Beceremedim onu da.
Bahçe nöbetçisi olduğum gündü. Yine geldi bunlar yanıma ottan çöpten muhabbet ediyoruz. Elimde siyah pilot kalem var. Açtı birisi ‘Öğretmenim imza atsanıza kolumaaa! ‘dedi. Gülümsedim, hoşuma da gitti. Ne gerek var psikopat mısnız kızım, olur mu öyle şey diyorum ama ısrar kıyamet. Neyse attım bileğine bi tane. Öteki de istedi , hadi ona da derken oldu bunlar 7 tane. Baktım arkası gelecek zil çaldı diye sınıflarına gönderdim.

Devamını okuyun »
Nisan24
Çoktandır yazmayınca köreliyor insan yahu! Az önce yazdığımı okuyayım dedim çok saçma, masalsı bişey olmuş. Sildim. Sonra bitane daha. Bu da çok ‘haddii canıımmmm’ oldu, onu da sildim. N’oluyo bana anlamadım. Bir iki okuyucum mail atmış geçenlerde, geliyoruz bakıyoruz yeni post yok, bak bizi üzme alırız ifadeni felan gibi bişey demişler, ondan ötürü bişeyler yazayım dedim.
Uzuun zamandır okula endekse ettim kendimi. 23 Nisan provaları derken derken, okulda hiç oturmadığımı farkettim. Hademelerimiz sağolsunlar, yemin ederim ki ben ne kadar koşturuyorsam onlar o kadar oturuyorlar. Aynı maaşı alıyoruz. Kominist kesimin tepkisini almak istemem ama biraz ayarsız bi durum var gibi, neyse. Ama tekrar belirtiyorum ki, öğretmenler odası dahil her yerde gerine gerine oturabiliyorlar, bu da bana oturuyor. Dürüstçe söylüyorum bak.
Dün 23 nisandı malum. Önceki gün de 22 nisan oluyor bu da malum
. Küçük beldelerde bu tarz etkinlikler çok ciddiye alınır, müdürümüzün tabiriyle 23 nisanlar okulun vitrinidir. Durum böyle olunca bir gün önceden yani 22 nisanda ciddi genel bir prova yapılır birebir olarak. İşte tören sunucusu olarak bu provanın olmuş olması güneşin altında en az 4 saat kalmak demek oldu benim için, bu da ciddi su kaybı ve bölgesel yanık, halkın tabiriyle amele yanığına neden oldu. Efenim giydiğim gömleğin izi çıktı göğsümde, artı burnumun üstü cehennem gibi kızardı hem de parladı, yanaklar ona keza. üstelik de alnımda ‘emo çizgisi‘ belirmiş. Yani yarısı yanmış yarısı yanmamış. Akşam olunca farkettim; çok hoşlanmadım aynadaki suretimden. Ertesi gün sunucusun yavrum, 300 -400 kadar kişi seni izliycek hah hah! dedi içimdeki şeytan. Pudrayla kapatırım cicim! dedim cevap verdim kendisine. Ama kapatamadım tabi… Devamını okuyun »