Temmuz19
27 yaşımda; İstanbulun yoğun trafiğinde ışıklarda beklerken ve ben telefonda konuşurken yanıma yanaşan lüks araç dikkatimi çekecek, içindekinin Kıvanç Tatlıtuğ ya da Murat Boz olduğunu göreceğim, beni fark edecek ve salya sümük imza isteyen kızlardan biri sanıp şımarıkça gülümseyecek ama ben oralı bile olmadan yandığını fark etmediği yeşil ışığı gösterip gaza basacağım. Heytt be, hayali bile göğsümü kabarttı.
Keman çalmayı öğrenmeliyim. Piyano çok bayıyor, vurmalı çalgıları çok öyle profesyonel bulmuyorum, üflemeliye nefesim yetmez ama; keman çalmak ayrı bir haz. Onu öğreneyim bir ara ben.
Devamını okuyun »
Mayıs30
Küçük çocuklar oyun oynarken, uzunca bir süre sesleri çıkmazsa, bilin ki yaramazlık peşindedirler ve nerde oyun oynuyorlarsa hemen mekanı basıp olaya müdahale etmelisiniz. Yaptıkları yaramazlığı saklamak için arada ‘geeelimeeee’ diye bağıran cinsleri tanıdım; yeğenlerim. Gelme der, gidersiniz ve bingo! Manzara süper.
Uzunca süredir benim de sesim çıkmadı. Bu demek değildir ki ben de yaramazlık peşindeyim. Hatta hayatımın en masum en tehlikesiz en sıradan günlerini geçiriyorum. Can sıkıntısı had safhada, rutinlik ona keza…
Gündeliğe giden hanım teyzeler, pencerenin önüne yastık koyup yastığa dirseklerini dayayıp, falım sakızlarını da ağzına atıp pencerenin önünden gelip geçenleri izleyen pembeli mahalle kızları, her sabah koyunlarını sayıp mezraaya otlatmaya giden çobanlar, evde bilgisayarının başından kalkmadan oyun oynayan, forumları dolaşan ergenler, sekreterler, gişeciler, muhasebeciler… Devamını okuyun »
Mayıs1
Sabahları aç kalmasınlar diye geceden balkon duvarına üşenmeyip ıslak ekmek bıraktığım kuşlarım, sağa sola kendileri kadar büyük pisleyerek teşekkür ediyorlar bana…
Yakaladığım yerde nerenizden öpücem sizin bilin bakalım şımarık yaratıklar!

Nisan11

Yıllar yılı okuyan, artık okuması gereken bütün sınıfları bitirip tam da ‘ohh beeee’ diyeceği sırada yeni hayatı için önünde tek bir engel kalan kardeşim, sonunda vatani görevini yapmak üzere askere gidiyor. İnsanın kendinden küçük birinin askere gittiğini görmek ayrı tuhaf yapıyor, bu gidenin canından bir parça olması ayrı bir tuhaf…
Cuma gecesi uzun uğraşlar sonunda öğrendik nerede/ne kadar süre askerlik yapacağını. Ankara çıkar muhtemelen diyordum ama çevreden en yakın tahmini tutturan yine de ben oldum. 333.dönem/ Kırıkkale Jandarma Komutanlığında Kısa dönem çıktı. Nerde olduğundan ziyade kısa dönem çıkması bizi daha çok sevindirdi çünkü ona ihtiyacımız var. Yatırması gereken faturalar, gitmesi gereken yerler, halletmesi gereken bütün pis işlerimiz için onu kullanıyoruz
Kendisi oldukça soğukkanlı, zaten bir de Allah vergisi bir şansı var adamın; üniversiteden arkadaşıyla aynı birliğe düşmüşler. Beraber gidip gelecekler. Ne güzel ya, askere gidesim geldi böyle en yakın arkadaşlarımdan biriyle. Tatil gibi olur düşünsenize. (Ehehe, şaka yaptım…)
Canım benim seviyoruz seni, sağ salim gitte gel. Dikkat et kendine bebeğim. Göz açıp kapayana kadar geçecek zaman.
Mart30
Televizyon izleme alışkanlığım yok benim. Bazen 4 gün TV açmadığım oluyor yokluğunu hissetmiyorum o aptalkutusunun. Bazen arkadaşlar alay ederler :aksesuar ettin çocukcağızı bak üstüne çiçek koymuşsun bide dantel ör üçgen şeklinde üstünü kapatta tam olsun diye… Napayım hep salak salak dizilerin tekrarı (üstüne basarak söylüyorum arka sokaklar tam bir cinnet sebebi), zevce bulma programları, yemek vs yarışmaları var ve benim kültür alanımı oldukça kısıtlıyorlar bilmem anlatabildim mi.
Açtığım nadir zamanlarda da Fashıon Tvyi açıp kendime işkence ediyorum o mankenleri izleyip izleyip. Allahım bi kere şunların düşüp madara olduğunu göreyim istiyorum ama dimdik yürüyor hatunlar. Bekleyip bekleyip kızlar açlıktan bayılmayınca da umduğumu bulamayıp ‘mümkünse DJsiz’ müzik yayınlarını açıyorum arada hit klipler çıkıyor diye. Gözüm takılırsa kliplerini de izliyorum bende her normal insan gibi. Ama gözlemlediğim kadarıyla kliplerde normal insanlar değil de genetiği değiştirilmiş tahıl ürünleri oynatıyorlar. Kadınlar kadın değil yontma taş devrinden kalıp mumyalanmış üstüne de pasta cila atılmış mermer sanki. Artık güzel kadın görmekten normal kadınları görünce şaşırır olmuşuz.Silikonsuz vicut görünce tiksinir, çekin şu suntayı ekrandan diyebilir olmuşuz, Yılan zehiriyle dudaklara enjekte edilen bişey vardı, heh buldum! Botoks! İşte botokssuz dudak da görmek imkansız. Ebru Polat, hiçbiryerimde modifiye yok diyosun ama seni Allaha havale ediyorum inşallah yoktur! Hiç inandırıcı değilsin çünkü bebeğim bana göre… İşte klipleri senin gibiler bu hale getiriyor. Özenti yaratıyosun genç kızlarda!
Devamını okuyun »