<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Neslihan &#187; İğneli Fıçı</title>
	<atom:link href="http://www.nesli.gen.tr/category/igneli-fici/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nesli.gen.tr</link>
	<description>Zarif, sağlam, esnek</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Jul 2010 20:45:28 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Biri beni annemden kurtarsın</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/biri-beni-annemden-kurtarsin.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/biri-beni-annemden-kurtarsin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 08:55:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=708</guid>
		<description><![CDATA[Tatilim başladığından beri sevgili kızcağızını yamacında görmeye alışan annem, beni 12 yaşımda zannetmeye başladı. Memlekete döndüğüm günden beridir iflahımı kesmiş olduğunu ben şahsen dün farkettim.
Tamam özlemiş beni, iyi güzel de insan her an kontrol altında tutmaya ne gerek duyar anlamıyorum. Milletin kızları yazlıkta geceleri paso barda gezinir, arkadaşlarıyla yüzmeye gider takılır eder, ben denize nazır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tatilim başladığından beri sevgili kızcağızını yamacında görmeye alışan annem, beni 12 yaşımda zannetmeye başladı. Memlekete döndüğüm günden beridir iflahımı kesmiş olduğunu ben şahsen dün farkettim.</p>
<p>Tamam özlemiş beni, iyi güzel de insan her an kontrol altında tutmaya ne gerek duyar anlamıyorum. Milletin kızları yazlıkta geceleri paso barda gezinir, arkadaşlarıyla yüzmeye gider takılır eder, ben denize nazır naçizane yalımızda(!) çocuk bakıyorum efenim. Evet çok eğlenceli geliyor değil mi kulağa? Yeğenime bakıyorum, alışverişe gidiyorum yemek felan yapmayı öğreniyorum. Kısacası tatilde yapılmayacak ne varsa onu yapıyorum&#8230;</p>
<p>Tatilimizin günlük planı da annemiz tarafından şekillendiriliyor, Bırsa İl Emniyet Müdürlüğü&#8217;ne onaylatılıp resmi gazetede yayınlandıktan sonra da yürürlüğe giriyor. Her saatin planı var, her saat olabilitesi muhtemel gelişmelere karşın annemiz yanımızda olmazsa telefonla müdahale edip yeni şekli anında belirliyor.Condalezza Rice ile de arada fikir alışverişinde bulunuyor. Bazen Tansu Çillerle de görüşüyor.</p>
<p><span id="more-708"></span></p>
<p>Kafasında belirlediği yakın akrabaların düğünlerine &#8216;gidilecek!&#8217; dediği andan itibaren hummalı hazırlıklar yapılıyor. <em>Bir evden bir kişi gitse yetmez mi ben gelmesem olma&#8230;</em> demeden cümle yarıda kesilir ve &#8216; gelicen, olmaz, onlar bizim Rıfkı dayının amcasının oğlunun kayınbiraderinin gelininin torunu, gitmeden olmaz.&#8217; diyerek düğün hazırlıklarına başlanır. Ne giyeceğin konusu iki hafta sündürülerek konuşulur, kıyafetler denenir, anne olmaz derse, o kıyafet asla giyilmez, yerine kaynar sıcakta çarşıya gönderilir ve annenin kafasında belirlenen renklerde yeni ciciler alınır. Şimdi de öyle bir düğün döneminde olduğumuzdan, valide hanımın projesine göre şu an çarşıda olmam lazım efenim. Hemen gitmeliyim iznizle, aradığında fonda kalabalık insan sesi duymazsa ayıp olur çünkü.</p>
<p>Bazen dünyayı annem yönetse nasıl olur diye düşünüyorum. Herkes evinde otururdu, çocuk kaçırma olayları olmazdı, kızlar evden kaçmazdı, böbrek mafyaları aç kalırdı, polisler işsiz&#8230; Gencecik çocuklar askere gitmezdi, askere kimsesiz yaşlı amcalar giderdi. Hastalar ölmezdi çünkü doktorlar para almazdı ve 24 saat full çalışırlardı. Öğretmenler de kendi memleketlerinde çalışırlar, doğuya kimse gitmezdi, orda çobanlar öğretmenlik yapardı. 20 yaşını dolduran kızlara düğüne gitmek zorunlu olurdu. Bütün kiracılar zamanını geçirmeden kiralarını öderlerdi, yoksa cezası alnının çatından tek kurşunla vurulmak olurdu. Bütün sevgililer evlenmek zorunda olurdu, ayrılmak denen olay yasadışı suç sayılırdı. Annemin iktidar partisinin adı da, Çoktan Planlanmış Hayat Partisi olurdu. Herkes heyecansız aksiyonsuz mutlu mutlu yaşardı.</p>
<p>Seni seviyorum anneciğim. 20 küsür yaşımda olduğum halde her sabah beni öperek uyandırmana rağmen&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/biri-beni-annemden-kurtarsin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milletçe Ruh pardon Rus hastasıyız</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/milletce-ruh-pardon-rus-hastasiyiz.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/milletce-ruh-pardon-rus-hastasiyiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 19:22:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden]]></category>
		<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>
		<category><![CDATA[ebru polat klipleri]]></category>
		<category><![CDATA[ecnebi gelin merakı]]></category>
		<category><![CDATA[rus hastası]]></category>
		<category><![CDATA[Rus hatunlar]]></category>
		<category><![CDATA[rus kızları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=669</guid>
		<description><![CDATA[Rus şarkıcıyı şaşırtan ilgi!!
&#8221;RUSYA&#8216;nın ünlü şarkıcılarından Janna Friske, ilk kez  konser verdiği Antalya&#8216;nın Kemer İlçesi&#8217;nde gördüğü  ilgi karşısında şaşırdı. Club İnferno’da düzenlenen konserde 3 bin  kişilik kulüp tamamen doldu.&#8221;

Yuhh diyorum, Türkiye&#8217;de adı sanı duyulmamış pejmürde bir hatun için kolları sıvayıp, işi gücü bırakıp tam 3 bin kişi gitmiş. Bunu palavra olduğuna inanmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 id="divAdnetKeyword">Rus şarkıcıyı şaşırtan ilgi!!</h1>
<p><a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Rusya" target="_blank">&#8221;RUSYA</a>&#8216;nın ünlü şarkıcılarından Janna Friske, ilk kez  konser verdiği <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Antalya" target="_blank">Antalya</a>&#8216;nın Kemer İlçesi&#8217;nde gördüğü  ilgi karşısında şaşırdı. Club İnferno’da düzenlenen konserde 3 bin  kişilik kulüp tamamen doldu.&#8221;<span id="more-669"></span></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-670" title="--631086" src="http://www.nesli.gen.tr/wp-content/fotograflar/2010/05/631086-300x201.jpg" alt="--631086" width="300" height="201" /></p>
<p>Yuhh diyorum, Türkiye&#8217;de adı sanı duyulmamış pejmürde bir hatun için kolları sıvayıp, işi gücü bırakıp tam 3 bin kişi gitmiş. Bunu palavra olduğuna inanmak istiyorum tam şu an; bunun bir reklam şeysi olmasını istiyorum ama maalesef bizde mümkündür efendim. &#8216;Şaşırmış&#8217; bir de haspam, bilmiyordu sanki Türk erkeğinin &#8216;RUS&#8217; kelimesini nasıl ağzının suyunu akıtarak ve tükürüklerini saça saça  <em>&#8216;nnee ne Rusşss muu&#8221;</em> diye zikrettiklerini&#8230;</p>
<p>Bunlara Rus kızı diye bizim Bülent Ersoyun eşdeğeri birini çıkartacaksın sahneye, ilgiyle izlemeye, pardon dinlemeye(!) gittikleri adını ilk defa duydukları şarkıcıyı karşılarında gördüklerinde o anın fotoğrafını çekiceksin. Sonra da birkaç gün boyunca dudaklarındaki o uçukların geçmesi için Zara felan dinleteceksin ki kendilerine gelsinler böylelikle.</p>
<p>Bizim erkeğimize rus olsun çamurdan olsun yemin ederim bunlardan çekeceklerini çekemedikleri için böyle kıymetli oluyorlar. Lokum gibi türk kızları var hala gidip o hastalık taşıyan para düşmanı kızlara aura sarfediyorlar. Hatta bir kısım Rus düşmanı kızımıza göre onlar yurtdışından ülkemizi bölmek üzere gönderilmiş, bunun için bilerek yurda salıverilmiş, paketine özen göstererek erkekleri kandırıp yurtta ikicilik çıkmasına neden olsunlar diye dış güçlerce örgütlenmiş illetler, bunlara kanmamaları gerektiği hususunda erkek arkadaşlarını, kocalarını bilgilendirseler de işte tablo. Küçücük beldede 3 bin olmuşlar abi&#8230; Tek yürek tek bilekler maşşallah. Yakında <em>hepimiz ermeniyiz, hepimiz rusuz</em> diye nara atacaklar ki, faili meçhul çocukların 3 te biri ilerleyen zamanlarda anne Rus, baba Türk olacak, işte bu slogan o zaman gerçek olacak, 10-15 sene sonra işte&#8230; Karanlık bir tablo görüyorum cağnım milletim aç gözünü. Hala Facebookta sağda solda, çat pat ingilizcenizle sanki oturduğunuz yerden bişey yapabilecekmiş gibi her gördüğünüz Rus kızını ekleyip her fotoğrafına &#8216;Ohh beybiii, nice photo, kiss yuğ, call me, cute lady&#8230;&#8217; ve türeyip gidenleri gibi abazan yorumlar atıp sinirlerimizi harap ediyorsunuz. Hazımsızlık yaratıyor evet, safsınız çünkü&#8230;</p>
<p>Hatırla, Oğuz boyunda mutlu mesut hüküm süren Türk boyu Hakanlarını da kimler dağıtmışlardı? Çinliler&#8230; Hangi yolla? Hakanlara Çin prenseslerini salıp akıllarını çelip, sonra evlendirip, direk ülke yönetimine karıştırmışlardı o çinli geyşaları&#8230; Sonra vur patlasın çal Hakanlar oynasın! Nooldu gitti cağnım Oğuz Boyu ve Kültiginler, yağız Türk sultanları&#8230; Taa ozamanlardan dedelerden varmış kanımızda baksana Ecnebi gelin merakı&#8230;</p>
<p>Neyse içimi dökmek istedim. Uyanın lütfen gitmeyin konserlerine şunların. Mis gibi Petek Dinçöz var bak, siz he deyin ben Ebru Polata da kızmıycam söz&#8230; Kendisinden ibaret klipler çekebilir. Yeter ki Rus zillilerine kalmasın meydan.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/milletce-ruh-pardon-rus-hastasiyiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Masa tenisi gazisi</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/masa-tenisi-gazisi.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/masa-tenisi-gazisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 13:27:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>
		<category><![CDATA[masa tenisi gazisi]]></category>
		<category><![CDATA[masa tenisi turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu ayakkabıyla maç yapmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=613</guid>
		<description><![CDATA[Öğretmenler Odasında yapılan; yaklaşık yarım saat süren güzel bir maçın ertesi 3 günü yürüyememin, eğilip kalkamamanın, merdiven çıkamamanın,  ahlaya uhlaya bacaklarını tuta tuta gidebilmemin nedeni, maç esnasında ayağımda olduğunu unuttuğum yaklaşık 6 santimlik topuklu ayakkabılardı.
Hem kokoşsun Neslihan, hem idmansızsın; hem de kendini Hülya Avşar zannediyosun!!
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğretmenler Odasında yapılan; yaklaşık yarım saat süren güzel bir maçın ertesi 3 günü yürüyememin, eğilip kalkamamanın, merdiven çıkamamanın,  ahlaya uhlaya bacaklarını tuta tuta gidebilmemin nedeni, maç esnasında ayağımda olduğunu unuttuğum yaklaşık 6 santimlik topuklu ayakkabılardı.</p>
<p>Hem kokoşsun Neslihan, hem idmansızsın; hem de kendini Hülya Avşar zannediyosun!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/masa-tenisi-gazisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dizi Senaristlerinin alnından öpücem :)</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/dizi-senaristlerinin-alnindan-opucem.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/dizi-senaristlerinin-alnindan-opucem.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 19:27:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=591</guid>
		<description><![CDATA[Bu kız bir önceki fragmanda ekibe yeni gelen elemanla öpüşmüyor muydu? E peki bu hafta neden eski sevgilisiyle öpüştü? Demek o elemanla bu elemanı kıskandırmak için öpüşmüştü. E peki bunun annesini geçen hafta biyere kaçırıp ayaklarını kollarını bağlamamışlar mıydı? Neden bu hafta tutup kızın kendisini kaçırdılar? Hınmm!Demek annesi konuşmadı, bu kız açık ağızlı zaten herkesle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu kız bir önceki fragmanda ekibe yeni gelen elemanla öpüşmüyor muydu? E peki bu hafta neden eski sevgilisiyle öpüştü? Demek o elemanla bu elemanı kıskandırmak için öpüşmüştü. E peki bunun annesini geçen hafta biyere kaçırıp ayaklarını kollarını bağlamamışlar mıydı? Neden bu hafta tutup kızın kendisini kaçırdılar? Hınmm!Demek annesi konuşmadı, bu kız açık ağızlı zaten herkesle öpüşüyo, kesin bu konuşur diye düşündüler.  Enteresan&#8230;</p>
<p>Peki en küçük bi davanın bile aylar sürdüğü Türk mahkemelerinde aynı bölümde tutuklu yargılanan Ferhunde fettanı, hayret ki aynı bölümde tekrar salıveriliyor. Kenafir gözlü kız nasıl da çemkirdi eli maşalı mapusane garılarına! Dilim tutulur korkudan benim, kekeme olurum ben, anam millet ne fena! Car car bağırdı susturdu hanımağasını. Çıkçam ben burdan alın çayınızı siz için dedi ya! Cesaret&#8230;</p>
<p>Hanımın çifliğinde de 70li yılların mürebbiyeleri gibi giyinen, paso karmen kırmızı rujla dolanan tayyörlü kadınların da aşkları bi muamma. Koymuşlar kara kaşlı kara gözlü bi oğlancık. Bi O öpüyo bi öteki. Adamın tek yaptığı dudağında kalan kırmızı rujları silip direksiyon sallamak oluyor. Arada senaryo gereği hanımı da kesiyor, küsüyor bişiler oluyor.</p>
<p>Ezeldeki Eyşanı&#8230;Allah! Elime bi versinler onu. İkinci kırmızı ruj vak&#8217;ası da onda. Bi kocasını öpüyo, bi ötekini. Bi eski sevgilisinin mezarına gidiyo, bi yeni sevgilisinin eski evine. Bi oğluyla ilgilenmiyo onun dışında herşeyle alakadar. Kocası da kendinden kısa üstelik, öpmek için tabureye felan çıkıyo, yumurta topuklu ayakkabılarla geziyo. Yazık küçüğüme&#8230;</p>
<p>Küçük kadınlarda 17 yaşında kız, zengin diye tutmuş 90 yaşındaki amcayle evlenmiş. Töbe bismillah yaklaşmıyo adama.  Adam da bunalıma girdi çirkinim heralde diye egosunu şişirmek için tuttu elin kadınlarıyla otellerde&#8230; Ne dersin ne edersin şimdi&#8230;  Bide 7 yaşındaki en ufak kız tutmuş Barbi bebeğiyle oynarken Şrek gibi bişeyle yemeğe çıkarttı bebeğini. Senaryosuna şunu da  ekledi: &#8216;Ben de büyüyünce godamanlarla evlencem ablam gibi, bende zengin olcam&#8217;. Al işte en ufağından belli ne istedikleri. Allah o dizide kaç kız oynuyosa hepsine akıl fikir versin. Amin&#8230;</p>
<p>Aşkı Memnu&#8217;ya hiç elleşmiyorum. Ben o kadar yalanı birbirine karıştırmadan bir arada tutabilen bir zeka örneği ve Allah vergisi bir şans başka hiç bir yerde göremedim. Gerçek hayatta kaç gün aynı çatı altında</p>
<p>Ben de bi senaryo deniyyim diyorum ama çevremde böyle örnekler varken hiç kalkışmıyorum. Benim yazdığım dizileri çekse çekse STV çeker zaten. Öyle ruhani bişey olur hayattan kesitler sunan. Ondan yani bu rahatsızlığım. Milletin psikolojisini, yaşam tarzını nasıl etkiler, onu düşündüğümden değil.</p>
<p> <img src='http://www.nesli.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/dizi-senaristlerinin-alnindan-opucem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağır laptop nasıl hafifler?</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/agir-laptop-nasil-hafifler.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/agir-laptop-nasil-hafifler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 14:48:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/agir-laptop-nasil-hafifler.html</guid>
		<description><![CDATA[Laptopunuz ağırlığıyla dillere destansa, belinizi ağrıtıyorsa, taşımak yerine masanın üstüne koymayı ve orda bırakmayı tercih ediyorsanız; bu derdinizden annenizin yanında bahsedin. Önerdiği çözüm hiç düşünmediğiniz birşey olabilir:
&#8216;Silin indirdiklerinizi hafiflesin biraz!!&#8217;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Laptopunuz ağırlığıyla dillere destansa, belinizi ağrıtıyorsa, taşımak yerine masanın üstüne koymayı ve orda bırakmayı tercih ediyorsanız; bu derdinizden annenizin yanında bahsedin. Önerdiği çözüm hiç düşünmediğiniz birşey olabilir:</p>
<p>&#8216;Silin indirdiklerinizi hafiflesin biraz!!&#8217;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/agir-laptop-nasil-hafifler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben erkek olsaydım&#8230;</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/ben-erkek-olsaydim.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/ben-erkek-olsaydim.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 13:11:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[Aylar önce kızkıza oturmuş klasik akşam geyiklerimizi yaparken &#8216;keşke erkek olsaydım uleeen&#8217; gibisinden atıp tutuyordum. Hadi blogunda yaz madem de okuyalım demişti Ümran kankam, olmaz çoluk çocuk okuyor demiştim.
Şimdi de bi baktım Doğan kankam Kız olsam demiş, atmış tutmuş sağolsun. Bi de demiş ki: Ha birde bir kız arkadaşımız blogunda ben erkek olsaydım diye bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aylar önce kızkıza oturmuş klasik akşam geyiklerimizi yaparken <em>&#8216;keşke erkek olsaydım uleeen&#8217; </em>gibisinden atıp tutuyordum. <em>Hadi blogunda yaz madem de okuyalım</em> demişti Ümran kankam, <em>olmaz çoluk çocuk okuyor </em>demiştim<em>.</em></p>
<p>Şimdi de bi baktım Doğan kankam <strong>Kız olsam</strong> demiş, atmış tutmuş sağolsun. Bi de demiş ki: <em>Ha birde bir kız arkadaşımız blogunda ben erkek olsaydım diye bir yazı yazsada okusak&#8230;</em> Hemen görev bildim, ayıpsın dedim. İki kankamın da hakkı kalmasın, hemen  erkek olma hayallerime başlıyorum efenim:</p>
<p><span id="more-569"></span></p>
<p>Genetik olarak çok bedbaht olmadığımı düşündüğümden muhtemelen yakışıklı bişey olurdum. Kumral erkekler her zaman ilgi odağı olur. Bunun getirisini dibine kadar yaşardım, zamparanın önde gideni olurdum muhtemelen. İşte 18 yaşımda felan başlar, 25 e kadar bu durum böyle giderdi. Neden 25e kadar? Çünkü o yaşta muhtemelen kızlarımdan birinin abiğsinin tüfeğinin birkaç saçmasını popomdan ameliyatla aldırır, namım il dışına çıktığından bi zaman zamparalığa devam edemezdim. O sırada da yattığım yerden MSN ile kız tavlar, yeteri kadar ilgiyi yine üstümde tutardım.</p>
<p>Kızları kandırmak çok basit. Bir iki espriye bu iş tamamdır. O kısmı sorun etmiyorum.</p>
<p>İlk randevuya mutlaka birkaç dakika geç giderdim. Ama abartmadan. Laf sokan kızdan hevesim kaçabilir.</p>
<p>Gece kulüplerine takılırdım şüphesiz. Çok içmezdim, ayık kalmam gereken operasyonlar gerekebilir. Zaten kızlar sarhoş erkeklerden nefret eder. Bir iki &#8216;gözlem&#8217; yapar, sonrasını Allaha havale ederdim. Muhtemelen geceyi yine kendi evimde geçirirdim. Çok da zirzop olmazdım.</p>
<p>Kız arkadaşıma mutlaka eski kız arkadaşlarımdan bahsederdim, bu işkenceyi mutlaka ama mutlaka yapardım. Kızlarda acaip bi mutasyona uğrar bu enerji, size nasıl döner bilemezsiniz. Sırf bu yüzden her kızda denerdim. Heyecan olurdu.</p>
<p>Sigara kullanmazdım. Havalı bir işe sahip olurdum, altımda mutlaka bir araba olurdu. Şirket arabasıyla kız gezdiren tiplere illet olurken, yanındaki kızlara da saf gözüyle bakıyor olurdum. O yuzden araba şart efenim.</p>
<p>Param yok diyelim, egomu öyle bir şişiririm ki, kız bu ezikliği asla farketmez, hatta bana sırf bu yüzden aşık olur ki, zengin olcam diye de aklı çıkar. Sonunda onu terketme korkusu yaratmakta fayda var. Zengin değilim ama sadığım olayları, iyidir.</p>
<p>Kız arkadaşımı sık sık arardım, ilgiyi seviyor bu yaratıklar. Bıktım derse bilin ki yalandır. Ayy aşkım vallaha bıktım derse, bilin ki daha da yalandır. Bir iki kere meşgule atarsa, gerçektir; asla bir daha aramazdım.</p>
<p>Ayrılasım geldi mi, telefonda gülerken sesimi fren sesine benzetirdim, uzun soluklu gülmeler yaratırdım öyle kasten. Kız tiksinirdi. Yolda elele yürürken sola doğru okkalı bir tükürük atar, sonra tekrar elini tutardım. Aldığım kıyafetlerin ederini söylerdim. Sonra habersiz sinemaya giderdim, tek başımayım derdim asla inanmazdı zaten, sonraki akşam ayrılmak garanti <img src='http://www.nesli.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kasten kıskandırtır, delirtir, sonra da salağa yatarım, o kıskandırtırken de geniş midemle ona saadet dilerdim. Hayatı eziyete dönerdi zavallının. <em>(Allahım iyiki erkek değilim şu cümleyle cehennemin eşiğindeyim zaar!)</em></p>
<p>Kız arkadaşlarım şöyle bol göğüslü hatunlardan seçerdim, bolca dekolte giymesine izin verirdim. Zaten şimdi de arkadaşlarımı bol göğüslülerden seçiyorum ve alışveriş yaparken giyinme kabinlerinde yanlarında mutlaka ben bulunuyorum. <img src='http://www.nesli.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Asla eşcinsel olmazdım. Hormonlarım sorunlu olmazsa tabii. Olmazdı ama, eminim. İddia ediyorum, porno da izlemezdim. Yalan değil, asla izlemezdim.</p>
<p>Kundura asla giymezdim. Hele de uzun burunlulardan, hele de beyaz çorapla kombin yaparak. Ayakkabılarımın temizliğine çok dikkat ederdim. Ayrıca Spor takılan bir centilmen olurdum.</p>
<p>Küfür etmemeye çalışırdım. Çok erkek egemen bir ortamdaysa belki, ama bir bağyan varsa, kazara dilim sürçsün gider mengeneye sokardım. Ağır bir küfrünü duyduğum erkekten ister istemez soğurum normalde.</p>
<p>Kel kalmanın önlemini 12 yaşında almaya başlardım. Kilo almamaya çalışırdım. Bir de kızla masada karşı karşıya otururken, yada herhangi bir yerde otururken, bacaklarımın birini Parise, diğerini Mardine koymazdım. Çok kötü oluyor öyle ağa gibi. İtici.</p>
<p>Kahvehanelerden, iddialı kumardan uzak dururdum. Mümkünse Golf öğrenirdim, değilse paten, çok abarttın derseniz bisiklet&#8230;Profesyonel fotoğraf makinem mutlaka olurdu. Kızları felan çekmek için işte. <img src='http://www.nesli.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Mutlaka sadık olurdum. Biriyle beraberken diğeriyle asla fingirdemezdim. Diğerini beklemeye alır, sonra&#8230; ehueheu, şakaydı.</p>
<p>Kulağımı deldirmezdim, Dar pantolon giymezdim, Ütüsüz bişey asla giymezdim, Taşlı bilmemneli yüzük asla ve kat&#8217;a takmazdım.</p>
<p>Geniş bir arkadaş grubum olsun isterdim. Sürekli iletişimde olduğum. Kızlarla sadece arkadaş kalabilen iradeye sahip olurdum. İrademi sık sık sınardım.  Ailemi ihmal etmezdim, çocukları  mutlaka severdim, hayvanları tekmelemezdim. Ama kızlara acımazdım <img src='http://www.nesli.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Acımazdım ulen! Ben de böyle olurdum napim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/ben-erkek-olsaydim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>22</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın Balkonundan Erkek Çeşitleri</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/erkek.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/erkek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 20:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler ve ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kantarın topuzu]]></category>
		<category><![CDATA[mangalda kül bırakmamak]]></category>
		<category><![CDATA[öküzüm diyenler]]></category>
		<category><![CDATA[teselli maddesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=537</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde sıkça karşılaştığımız, aşık olunamayası tipler vardır. Hayır biz bayanlar aşk olayına neden bu kadar romantik bakarız ki, orda kendimize kızmıyorum değil. Adamlar çoktan aşmış, aşka maşka gerek yok. Onlar gibi olacaksın tamam. Bu yüzden Fransız kadınlarına imrenirim hep. Neyse bahis bu değil.
Dünyada 3, bilemedin 5 tip erkek vardır. Bunlardan her birinin genel geçer aşka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde sıkça karşılaştığımız, aşık olunamayası tipler vardır. Hayır biz bayanlar aşk olayına neden bu kadar romantik bakarız ki, orda kendimize kızmıyorum değil. Adamlar çoktan aşmış, aşka maşka gerek yok. Onlar gibi olacaksın tamam. Bu yüzden Fransız kadınlarına imrenirim hep. Neyse bahis bu değil.</p>
<p>Dünyada 3, bilemedin 5 tip erkek vardır. Bunlardan her birinin genel geçer aşka bakışlarını anlatıcam.</p>
<p>1) Sololar; Aşkın a&#8217;sını tanımamış, işi düşmemiş, <em>aman zamanı gelince olur, şimdi odaklanmam gereken bir kariyerim var</em>, hele bi işimi elime alayım, kızların alası peşimden koşçak; diyen tipler. Biri kardeşimdir. Favori tiplerimdendir ne yalan söyliim. Böylelerin İşi gücü Football Manager oynamaktır, vurdulu kırdılı film izlemek ve Street Fighter oynamaktır. Bu tür oyunlarda mangalda kül bırakmazlar. Tek amaçları Fifada her neyse bi rekor kırmış olmaktır. Arada bir okula giderler. Muhabbetine kız keserler.</p>
<p>2) Eroslar. Oldukça romaniktirler. Aşk olmazsa yaşayamazlar. Yedikleri aşk, içtikleri aşk, okudukları aşk, hava, su&#8230; herşey aşktır, şiirdir. Kendilerine bakarlar, kalpleri hassastır, kırılmaya gelmezler. Merhametlidirler, görgülüdürler. Kadınlara karşı oldukça hassas olmalarına rağmen ilgi alanı kadınlar değildir. Efenim anladınız siz. Böyle erkekler de nedense erkeklerle ilgilenir. Geçiyorum&#8230;</p>
<p>3) Babacanlar; Uzun süreli ilişkilerin adamlarıdır. Bi kadın bulurlar, gerisini koyverirler. Hayatları garantide, <em>&#8216;kız mız peşinde koşup ömür tüketemem, aman benimkiyle uğraşamıyom bide başkalarıyla uğraşamam, tamam bu kız güzel işte, annemle de anlaşır, aldık gitti&#8217;</em> derler. Macera aramazlar, kafaları rahattır. Bunların fotoğrafını alıp kucaklarına fotoşopla iki tane bebe monte ediceksin, kucağına yakışıyosa evlenilecek erkektirler. Yanlız biraz göbek salarlar zamanla. Ama güvenilir tiplerdir. Büyük ihtimalle zamanla  kel kalırlar. Kızı kendileri bulamazsa anneleri bulur. O yuzden iki kere rahattırlar.</p>
<p>4) Toylar var. Kendileri yaşlansa da akıl yaşları 17dir. Her haftasını başka kızlarla değerlendirirler. Maksimum ilişki süresi 5 gündür. Egoları mükemmeldir, hep hatalı olan taraf kızlardır. <strong><em>Off yaa!</em></strong> en çok kullandıkları kelimedir. Eğlencelidirler fakat hafızalarında çok şey tutamazlar. Zaten gerek de kalmaz. Kızların adını ezberleyene kadar unutma zamanı gelir çünkü. Bi de ballıdırlar, hayatta hiçbişeyi yorulmadan elde ederler, nasıl oluyorsa. Yani gökten huri düşse bunları bulur. Çünkü çok yakışıklıdırlar ve onlar da bunun farkındadırlar. Gökten düşen huri olmayacağını da bilirler ki, tavlama sanatını çok iyi geliştirirler.</p>
<p>5) Kozalaklar. İşte böylesini kızlar nerden çekerler anlamam. Hayır anlarım aslında; kızlar kendilerini itip kakan tiplere çadır kurarlar. İşin temeli burdan patlak veriyor. Bizim kozalak bunu bildiği için oldukça <em>&#8216;Mersii, elimin tersii!</em> moduna girerler. Issız adam akım başlattığından beri tek düşündükleri ISSIZ ADAM olmaktır. Hiç ilişki başlamış mı, başlamaya meyil mi etmiş, ne var ne yok düşünmezler. Olayı tamamen gidişatına bırakırlar. Herşeyi belirsizdir. Hoşlanıp hoşlanmadığının bile farkında değildir. İlgi, merak güdüsü tamamen bitiktir. Kız <em>haftaya ölcekmişim biliyomusuunn</em>&#8221; dese, <em>Olabilir, herkes 80 sene yaşasa dünyanın hali ne olurdu,</em> der. Kızlar gene de bırakamazlar bunları. Karşısındaki kadına evde iş görcek, çocuk felan doğurcak, gömlek ütüliycek hizmetçi olabilir gözüyle bakarlar. Kendileri gecenin körüne kadar dışarda takılırken, kız azcık dışarı çıksa <em>Noluyoz ulenn </em>yapar, hatta bazen sallamaz ki kız da kudursun. Yakın çevresine, uzak çevresine yeni ilişkisinden bahsetmez ki olası piliçleri kaçırma gibi bi sorunla karşılaşmasın. Başkasının yanında aramaz, kız arasa meşgulum der kapatır. Telefonu bazen temelli kapatır ki günübirlik ilişkilerde şüphe çekmesin, aradığında da <em>&#8216;işim vardı bee! öf herşeyi de sorma, ne anlarsın kadın kafası işte. Akşama kadar canım çıkıyo bide seni dinleyemem, hadi döncem sana ben..&#8217; </em>diyebilsin. Böyle mükemmel bi ilişkisi olsun. Ondan önce kızla kimse görüşmüş olmasın, saf olsun zeki olmasın ki çevirdiği dolapları çakmasın. İşi maaşı felan olsun, güzel olsun mutlaka, yanına yakışsın. İltifat etmeye gerek kalmadan kız kendisini onore edebilsin, çiçek miçek bu işler zaten mevzuu değil. Kısacası efenim ipler kendi elinde olsun ki, sıkıldığı zaman ipleri karşı tarafın kucağına fırlatıp,  <em>Ama suç sendeydi, şöyle etmedin suçlusun bıdıbıdı..</em> deyip,  başından defedebilsin. Öyle bir zamanlama planlar ki, ayrılığın kabahati kesinlikle kendisinde kalmaz. İhaleyi ağlaya ağlaya karşı taraf devralır. Olay böyle biter. Beyimiz ellerini yıkar, gider. Yeni bir kız kendine hayran olana kadar da kimseye eyvallah demez. Burnu kaf dağındadır, artık alemin kralıdır.</p>
<p>6) Bu saydığım 5 gruba kendini dahil hissetmeyenler için teselli maddesidir. <em>&#8216;Ben bu genellemelerin dışındayım&#8217;</em> derseniz, doğrudur derim.  <em>( Bu da benim kıvırma payım olur.)</em><br />
<em>Engin tecrübelerim ve zayıf  ilişkilerdeki güçlü gözlemlerim bana bu yazıyı yazdırdı. Sanmayın ki kızlar sütten çıkmış ak kaşık. Komşunun iğnesi hafifse, çuvaldızı hemcinslerime ayırdım. Çookkk yakındaa!!! <img src='http://www.nesli.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/erkek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>O Neslihan bendim, evet!</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/o-neslihan-bendim-evet.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/o-neslihan-bendim-evet.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 17:49:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>
		<category><![CDATA[Şarkılar da olmasa...]]></category>
		<category><![CDATA[koro]]></category>
		<category><![CDATA[Neslihan albümü]]></category>
		<category><![CDATA[Neslihan şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[Neslihanın Müzik Kariyeri]]></category>
		<category><![CDATA[şan eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı söylemek]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Halk Müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanat Müziği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=529</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı, günlerdir bana blog aracılığıyla ulaşmaya çalışan hayran kitlemin merakını gidermek için yazıyorum. Daha önce bununla ilgili bir bilgi paylaşmadığım için doğal olarak merak mevzuu oluyor ve gelen yorumları sağda siz de görüyorsunuz. Bu kadar ilgiye atfen, böyle bir bilgi vermek istedim. Teşekkür ediyorum herkese, sayenizde büyüdüm.
Müzik hayatıma yaklaşık 9 yıl önce başladım. Önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı, günlerdir bana blog aracılığıyla ulaşmaya çalışan hayran kitlemin merakını gidermek için yazıyorum. Daha önce bununla ilgili bir bilgi paylaşmadığım için doğal olarak merak mevzuu oluyor ve gelen yorumları sağda siz de görüyorsunuz. Bu kadar ilgiye atfen, böyle bir bilgi vermek istedim. Teşekkür ediyorum herkese, sayenizde büyüdüm.</p>
<p>Müzik hayatıma yaklaşık 9 yıl önce başladım. Önce amatör olarak evde şarkılar söylüyordum. Çevremdekiler gözyaşlarını tutamıyorlardı. Ben de bu güzelliğe daha fazla kişiyi dahil etmem gerektiğini düşünüyordum. İşe ufak yeğenimle başladım. O zamanlar bir buçuk yaşındaydı ve yeni yeni konuşmaya başlamıştı. Kısa cümleler kuruyordu işte her bebek gibi. Sonra bu kelime hazinesini geliştirmeye karar verdim, güzel sesimle bunu daha kolay yapacaktım. Bir gün mutfakta, kendisine mama yapıyordum, o da kucağımdaydı. Sonra ben şarkı söylemeye başladım. Sustu, dinledi beni. Bitirince sordum; <em>&#8216;nasıl, beğendin mi teyzecim?&#8217;</em> dedim. O ufacık çocuk dile geldi resmen. Ve ne &#8216;diyebildi&#8217; biliyor musunuz? <em>&#8216;Noluy aytık söyyemeee&#8217;</em>&#8230;</p>
<p>İşte o an, müzik işine başlamamam gerektiğini düşündüm. Fakat içten içe bastıramadığım bir duygu haline geldi ve uzunca süre sadece beste yaptım, şan eğitimi aldım. Evde kimse yokken yüksek sesle şarkılar söyledim. Sonra yavaş yavaş grup içinde, koro halinde derken kendimi üniversitede Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği derslerinde buldum. Hocamızın öğrettiği şarkıları solo halde söylemek zorundaydık. Kendisine minnettarım; moral verdi, elimden tuttu ve üniversite mezuniyeti adına verilen gecede Türk Halk&amp; Sanat Müziği Korosunda ben de şarkı söyledim. Sonra korodaki herkes tek tek sahneye çıktı ve orkestra eşliğinde sesinin en elverişli olduğu şarkılardan söylediler. Ben de onlardan biriydim. &#8216;Bırakma Ellerimi&#8217; adlı parçayı seslendirdim. Bittiğinde bütün salon ayakta alkışlamıştı. Başarmıştım, olmuştu evet.</p>
<p>Aynı yıl albüm yapmaya karar verdim ve bana o gece güvenip, sahneye çıkaran Hocamın bağlantılarının desteğiyle 2006 yılında ilk albümümü çıkardım. Artık herkesin tanıdığı ünlü &#8216;NESLİHAN&#8217; olmuştum. İstediğim buydu, evet hayallerim gerçek olmuştu fakat, meslek kariyerime devam etmek istemedim ve sadece bir klipten sonra albüme katkı sağlayacak herhangi bir çalışma yapmadım. Mezun olduğum Güzel Sanatlar Fakültesinin hakkını vermek için, KPSSye hazırlandım ve 2008 yılında öğretmen olarak, şu an bulunduğum beldeye atandım. Artık sadece yakın arkadaşlarımın arasında söylüyorum o güzel şarkıları&#8230;</p>
<p>&#8230;demek, diyebilmek ve bunların en azından bir kısmının gerçek olduğunu söyleyebilmek isterdim inanın fakat, yeğenimin kullandığı o kısa cümle, müzik kariyerime başlamamam gerektiğinin en önemli işaretiydi ve sayesinde toplum, gürültü kirliliğinden kurtuldu. Doğru olan tek bir şey kaldı, o da arkadaşlarım arasında, beni gerçekten seven ve herşeyime tahammül edebileceklerine inandığım insanların arasında avaz avaz şarkı söyleyebiliyor olmamdır. Eğitim alsaydım bu kadar gülmezdiniz ama emin olun, susun ve arada şarkı söylediğimde mümkünse yüzünüzü buruşturmayın. Ve beni sesimi eğitmem konusunda tetiklemeyin.</p>
<p>Teşekkür ederim:) Saygılaarr, sevgilerr&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/o-neslihan-bendim-evet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben küçükken…</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/ben_kucukken.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/ben_kucukken.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 14:09:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bir ben var benden içeri]]></category>
		<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>
		<category><![CDATA[adem elması]]></category>
		<category><![CDATA[Anılar Şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[cani]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk hatıraları]]></category>
		<category><![CDATA[Coşkun Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[enteresan hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[gulyabani]]></category>
		<category><![CDATA[hamamböceği]]></category>
		<category><![CDATA[Kalu bela]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=524</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç gün önce bir arkadaşımla iddaya girmiştik. Hiç ilgilenmediğim bir alandı ve sırf görsel hafızama çok güvendiğim için girdiğim bu iddiayı doğal olarak kaybettim.İddiaya göre ben kazanırsam çocukluğumun en iğrenç anılarını blogumda yazarak kendimi rezil edicem, o kaybederse, bilgisayarından kendi seçtiğim en iğrenç fotoğrafını yayınlatacaktım. Ben kaybettiğime göre kuralları yerine getirmenin zamanı şimdi geldi.
Evet efenim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birkaç gün önce bir arkadaşımla iddaya girmiştik. Hiç ilgilenmediğim bir alandı ve sırf görsel hafızama çok güvendiğim için girdiğim bu iddiayı doğal olarak kaybettim.İddiaya göre ben kazanırsam çocukluğumun en iğrenç anılarını blogumda yazarak kendimi rezil edicem, o kaybederse, bilgisayarından kendi seçtiğim en iğrenç fotoğrafını yayınlatacaktım. Ben kaybettiğime göre kuralları yerine getirmenin zamanı şimdi geldi.</p>
<p>Evet efenim, 2 gün kadar düşünüp, çocukluğumun engin denizlerinde yüzdüm ve en rezil hatıralarımı çıkarmak için hafızamın köküne kadar indim. Başlıyorum. <em>(Heyecanla derin nefes alarak):</em></p>
<p><span id="more-524"></span></p>
<p>Bir önceki yazımda en korkunç denen gerilim filmlerinin bile beni korkutmadığından bahsetmiştim. Bunun nedenini oturdum düşündüm ve buldum. Evimizin dışındaki tuvalet!</p>
<p>17yaşına kadar yaşadığım, çocukluğumun en güzel zamanlarını geçirdiğim bahçeli, tek katlı evimizin tuvaleti ne yazık ki bahçeye inen merdivenlerin, yani dışarıya çıkan kapının hemen solundaydı. Şimdi olsa korkulacak bir şey yok tabii ki ama yine de küçükken insan yavruları korkak olur.</p>
<p>Gecenin bir yarısı…Bütün gün içilen suları bir şekilde dışarı atmak gerekirdi ve o zifiri karanlıkta def-i hacette bulunmak için, manzarası kiraz ağacımız ve kapkaranlık fabrikamızın daha da karanlık çatısı olan tuvaletimize çıkmak zorunda kalırdık. Evdeki büyüklerden birini uyandırmak da mümkündür ama ne var ki çok insaflı bir çocuktum ve onları sarhoş gibi peşimden sürüklemek istemezdim. Ben içerdeyken genellikle kapının dibinde sızarlardı zaten. O yüzden onlara da güvenemezdim. Karşıma çıkacak hayatletleri, hortlakları ve zombileri süper güçlerimi kullanarak kendim defedebilirdim. Karanlık mutfağın lambasını açardım, önce etrafı kolaçan eder, varsa hayaletlerin kaçması için bikaç saniye etrafı gözetlerdim. Işık yeni açıldığı zaman gözbebeklerim kocaman olurdu. Korkunç olduğumu düşünür ve karşıma çıkacak şeyleri bu şekilde korkutabileceğimi düşünürdüm. O cesaretle kapının sürgüsünü açar, gıcırdayan tuvalet kapısının sesiyle ev ahalisini de uyandırdım. Tuvalete girerdim ama pencereden çatıyı izler, birinin beni gözetleme ihtimaline karşı kapıyı tam kapatmayı göze alamazdım. İşim bittikten sonra üstümü başımı tam olarak toplayamadan hemen kapıya saldırır, ordan resmen kaçmaya çalışırdım. Tam kapıyı açmış terlikleri bi tarafa fırlatmış arkamdaki gulyabanilerden kaçarken karşımda saçı başı dağınık, insan boyunda, karanlık bir gölge görürdüm. Tam çığlığı basacakken beni sustururdu. Evdekileri uyandırmak istemezdi. Üstüne üstlük fırça kayar, <em>‘öfff! Çekil şurdan bee!!’</em> derdi. Evet evet, az önce kapının sürgüsünü çekerken uyandırdığım ablamdı bu! O da uyanmıştı ve korkacağımı bildiğinden ben çıkana kadar ses çıkarmamıştı dışarıda. Böylesi benim için daha korkutucu olurdu ve gecenin köründe bile hınzırlığa çalışan kafası beni yine korkutmayı başarmıştı. Böylelikle yatağıma dönerdim ve bir geceyarısı tuvalet macerası daha ürpertici yaratıklardan uzak bir şekilde son bulurdu. Ta ki bir sonraki geceye kadar&#8230;</p>
<p>Yeni bir geceyarısı. Gündüz yediğimiz şekerler acayip enerji yapıyordu. Çoğu yaz gecesi, gerek sıcaktan ,gerek fazla enerjiden, gerekse hınzırlıktan uyku tutmazdı. Kardeşime seslenirdim.’kadir, uyudun mu?’ <em>Hayır</em> derse hemen kalkardık, gece gece ne oyun bulursak onu oynardık. Çok küçüktük, karanlıktan da korkmadığımız zamanlardı. Çünkü lambayı açarsak, tek oyuncağımız olan hamamböceklerini kaçırırdık. Evdekileri de uyandırır, bi ton ayaz işitir geri yatırılırdık. Bunu göze alamazdık. Kaçmalarına ramak kala yakalamanın tek yolu üstlerine bardak kapatmak olurdu. Bardağı kapatırdık ve saatlerce ölmelerini beklerdik. En büyüğünü baba, biraz büyüğünü anne, diğerlerini ise çocukları ilan ederdik. Onlar bardak içinde tepinip dururken bizde başka oyunlara dalar onları unuturduk. Uykumuz gelince de salardık giderlerdi. O bardakları ise yıkanmak üzere lavaboya bırakırdım. Annem temiz kadındır, eminim iyi yıkamıştır onları. Yoksa zaten şimdiye kadar ölürdük. Çok iğrençtik biliyorum ama en azından yemeye kalkışmazdık. Bunu yapanları da duydum çünkü. Bugünse hamamböceklerinden ölesiye tiksiniyorum.</p>
<p>Kadirle aramız 15 aydır. Bu kadar yakın olunca doğal olarak ikiz gibi büyüdük. Hala daha kendimi onun ablası gibi hissetmem. Tek sorun vardı; onun erkek, benimse kız olmamdı. Oyun oynarken bazen onun da kız olmasını çok isterdim. Ben cinsiyetimi değiştirmeyi kabul etmezdim ama kolay bir yol vardı: Şeytani fikirlere sahip, bizden 3 yaş büyük ablamla bir olup, onu kız yapabilirdik. Bir gün bunu kafamıza iyice koyduk. O bizden daha küçük olduğu için ne yapsak itiraz etmeyi akıl edemezdi. Bunu fırsat bilip kadiri kız yapacaktık ve annemiz işten geldiğinde ona sürpriz olacaktı. Annemin eteklerinin belini daraltıp giydirerek işe başladık. Annemin milattan kalma cırtlak pembe bir ruju vardı çok iyi hatırlıyorum. Onu sürdük, yine Kalu beladan kalma morötesi bir far vardı tekli, onu da gözlerine boca ettik. Aynı rujla &#8216;yanaklara&#8217; da renk verdik. İşlem bittiğinde Kadir çok güzel bir kız olmuştu. O kadar makyajı yaptıktan sonra başını da eşarpla kapatmayı ihmal etmemiştik. Zavallı çocuk, o kadar komikti ki o sahne hala aklımda. Neyse annem geldi. Bi sürprizimiz var dedik. Arkamıza sakladık bunu. Annem bahçenin merdivenlerinden çıktı, kapıya yaklaştığında kenara çekildik ve bingo!!! Annem şok olmuştu. Biz gülmesini felan beklerken annem çok sinirlenmişti. Biricik oğlunu efemineye döndertmiştik. Allah muhafaza dönüverirdi belki. Hatta o makyaj malzemelerini nerden bulduğumuza da aklı ermemişti. Böylelikle süper planımız, her zamanki gibi en büyüğümüz olan ablamın azarlanmasıyla başarısız olmuştu.</p>
<p>O plan başarısız olmuştu ama benim başka planlarım vardı. Uçmayı öğrenmeliydim. Her süper kahraman uçuyordu. Ben de uçmalıydım, neyim eksikti ki? Ama bunun için önce kanat yapmalıydım. Divanların minderleri olurdu. Kolum kadar uzundular böylece tek tarafını koltuk altıma sıkıştırıp, diğer ucunu ise elimle tutabilirdim. Koltukların üstünden kazara düşme ihtimalime karşı da halıların üstüne sünger minderlerden koyar, olası bir kazaya karşı kendimi korurdum. Bir gün yine mükemmel şekilde hazırlandım. Divanın tepesine çıktım. Salonumuz oldukça büyüktü. Uçmam için yeterli alan vardı. Minderleri kolumun altına sıkıştırdım. Kuşlar gibi önce yerimde sallamaya başladım. Sonra havalandım. Tabi bu arada alttan ayaklarımla destek yapıyorum. Boynumu yukarı kaldırıp bu hareketleri yapınca da uçuyormuş gibi oluyordu. Evet evet, uçuyordum. İlerdeki halının çizgisine kadar sadece tek adımla uçabiliyordum. Ama sonrası olmuyordu. Bu sırada beni kimsenin görmediğinden emin olmalıydım, yoksa süper güçlerimle dalga geçerlerdi. Bunun gibi birkaç deneme daha yaptım. Çok yorulduğumu fark ettim. Anladım ki kuşlar da çok yoruluyorlar. Sonra vazgeçtim ve insan gibi davranmaya devam ettim. Bu da olmamıştı… Bir hayal kırıklığı daha.</p>
<p>Kuş olmaktan vazgeçip artık yetişkin bir insan gibi olmaya karar verdiğim dönemdi. Bununla birlikte insan anatomisini incelemeye başladım. Babamda ve bazı arkadaşlarında ademelması denen, gırtlaktan böyle cilli yutmuşsun gibi sarkan bir yuvarlakçık vardı. Babamda vardı ama bende neden yoktu? Benim de olmalıydı. Babamın boynundaki o kitleyi sürekli eller, nasıl oraya girdiğini anlamaya çalışırdım. Belki ben de denesem olurdu. Bu fena halde aklıma takılmıştı. Benim de gırtlağımda o topçuk olmalıydı. Bir gün annem üçümüzü birlikte vesikalık fotoğraf çekmeye götürmüştü. Ablam çekindikten sonra sıra bana gelmişti. Ama ben olayın farkında değilim. Yani amca beni oraya oturttu ama, o makineyle ne yapmaya çalıştığını çözmeye bile çalışmadım. Çalışmam gereken bir konu vardı. Boynumda o şey olmalıydı. Ben gırtlağımı böyle tuhaf tuhaf şekillere sokmaya çalışıyorum, amca fotoğraf çekmeye…Annem de ordan habire işime karışıyor. Kızım boynunu neden öne getiriyosun düzgün dur felan diyor. Baktı ben kendi dünyamdayım, işi de çok benle uğraşçak değil ya. Vazgeçti. Sonra tabi elime fotoğraf geçince anladım ki, o anda öyle şeyler yapınca ne kadar enteresan bir şekle giriyormuşum. O salak ifadeyle çektirdiğim o fotoğraf hala durur. Böyle sarı kabarık saçlarım, kırmızı bir kazağım var. Yarı baygın çıkmış gözlerim üstelik. O fotoğraftan sonra vazgeçtim o topçuktan. Zamanı gelince benim de gırtlağımda sarkan bir topum olabilirdi. Biraz büyüyünce işte… Ama asla olmadı. Çok büyüdüğümde öğrendim ki o sadece erkeklerde beliren bir durum. Yine yanlış hedef.</p>
<p>Nasıl bir muhabbette denk geldiysem ayak numaramın büyük olmasını sanki bir marifet sanırdım. Annemin ayaklarımla ilgili yaptığı bir yorum sanırım bende bu takıntıyı yarattı. Ne alakaysa hep büyük numaralı ayakkabılar giymeye merak salmıştım. Bir gün annemin yanına gidip büyük bir iftiharla 38 numara ayakkabının tam geldiğini söylemiştim. Halbuki yalan.. Annem <em>&#8216;he gülüm he&#8217;</em> der gibi bi ifadeyle sallamamıştı dediğimi. Ben de mutlu mutlu ordan ayrılmıştım. Ne kadar tuhaf şu çocukluk denen olay yahu!</p>
<p>Bakkala bişey almaya gittiğimizde para veriyorduk, buraya kadar normal, ama neden adam bizim paramızı çekmeceye koyduktan sonra tekrar başka para veriyordu? Madem para veriyoruz, neden geri başka para alıyoruz? Uzun süre bunun mantığını çözmeye çalıştım. Sonra anladım ki ‘para üstü’ denen olay varmış.</p>
<p>Radyo, Televizyon denen şeyler çok yeni olduğundan ve biz de çok fakir olduğumuzdan, en azından TV ile çok geç tanıştık. Ben anlamazdım ama bizimkilerin elindeki tek kaset, Çoşkun Sabah&#8217;ın &#8216;Anılar&#8217; adlı şarkısının bulunduğu kasetti. Çocukluğumuzun büyük bölümünde Coşkun Sabah dinledik. İşte o kaset günün birinde içinden geçen şeritin çok parlak olması nedeniyle elimde kalmıştı. Uzadıkça uzayan şeridi çekiyorduk, geri sarmaya çalıştığımızda olmuyordu. Onu da öylelikle bozmuştuk. Şeritleri sağımıza solumuza süs yapıp oyun oynuyorduk artık mahvolmuştu güzelim şarkılar.</p>
<p>Ablam çok fenaydı. Bizi sürekli kandırır, gerekli gördüğünde korkutur, eğlenirdi. Çünkü bizden büyüktü ve bizden önce aymıştı kafası pek çok şeye…Hala yaptıklarını hatırlar güleriz. Geçenlerde bi gece oturduk sadece çocukluk anılarımızı anlattık. Gülmekten karnımız ağrımıştı.</p>
<p>Komşu kızı Meliha’nın bize geldiği bir gündü. Napalım oturduk sohbet etmeye başladık. Ablam, Kadir, ben ve Meliha varız. Ablam Melihaya sinir oluyordu, dalga geçiyordu sesiyle felan. Ama gerçekten ince, komik bir sesi vardı kızın, neyse bizi de örgütlemişti, artık bizde sinir oluyorduk ama yine de oynamaya devam ediyorduk. Ablam korkunç hikayeler anlatmaya başladı. Amacı Melihayı korkutup kaçırmaktı. Yüzüne oldukça ciddi bir hava verdi ve başladı anlatmaya. Biri geliyordu bizim fabrikaya sinsice girip annemi öldürüyordu felan. Olayı o kadar canileştirerek anlatmıştı ki, biz odanın camından daha da puslu görünen, rüzgardan kıpırdayan ağacın buğulu gölgesinden bile irkilmiştik. Kulağımız ablamda, gözümüz odanın camına yansıyan gölgedeydi. Sürekli hareket ediyordu, gittikçe de büyüyordu. O korkuyla Melihayla birbirimize sarıldık. Sonra gölge yaklaştı yaklaştı ve kapının dibine kadar geldi. İyice gerildik ve çığlık atıp ağlamaya başladık. O sırada kapıdan içeri annem girdi, demek ki yaklaşan gölge anemindi ve fabrikada onu öldürmeye gelen birileri yoktu. Koştuk annemize sarıldık ve hemen ablamı anneme ağlaya ağlaya ispiyonladık. Biz o haldeyken ablam ne yapıyordu sizce? Tabii ki sinsi sinsi sırıtıyordu. Zafer yine onundu…Çocukluğumuzu yedin bilesin abla!</p>
<p><em>İşte böyle herkes gibi sıradan, ama bir o kadar da kendimize özgü bir çocukluk geçirdik. Uzun zamandır yazmayı planlıyordum ama iddiayı bahane ettim daha iyi oldu. Böylece mağlubiyeti en az zararla atlattım. Aferim bana, ablama benzemeye başladım sonunda <img src='http://www.nesli.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/ben_kucukken.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>23</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paranormal Activity</title>
		<link>http://www.nesli.gen.tr/paranormal-activity.html</link>
		<comments>http://www.nesli.gen.tr/paranormal-activity.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 21:55:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Neslihan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İğneli Fıçı]]></category>
		<category><![CDATA[blair witch]]></category>
		<category><![CDATA[gerilim filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity]]></category>
		<category><![CDATA[slamdance film festivali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nesli.gen.tr/?p=520</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Son 10 yılın en korkunç filmi&#8217; denmiş film hakkında. Tabi mesele korku olunca bu da &#8216;duygusallık&#8217; gibi kişiden kişiye değişen bir şeydir derim ben. Kimisi örümcekten korkarken, (mesela ben); kimisi ise eli silahlı haydut kovalasa korkmaz. Dediğim gibi korku biraz da yaşanmışlık meselesi&#8230;
Rastgele online film izleme sitelerinden birine girdim. Ümranın bana tavsiye ettiği filmi arayacaktım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Son 10 yılın en korkunç filmi&#8217; denmiş film hakkında. Tabi mesele korku olunca bu da &#8216;duygusallık&#8217; gibi kişiden kişiye değişen bir şeydir derim ben. Kimisi örümcekten korkarken,<em> (mesela ben)</em>; kimisi ise eli silahlı haydut kovalasa korkmaz. Dediğim gibi korku biraz da yaşanmışlık meselesi&#8230;</p>
<p>Rastgele online film izleme sitelerinden birine girdim. Ümranın bana tavsiye ettiği filmi arayacaktım fakat film romantik komediydi.Yani klasik amerikan gençlik filmlerinden. Tabi istemeye istemeye fragman felan arıyorum. Karşıma nasıl çıktıysa bu film çıktı. Adetim üzere fragman bile izlemeden önce filme yazılan yorumları okurum. Aynen şöyle yazmışlar:<span id="more-520"></span></p>
<p>&#8216;Tek başınıza asla izlemeyin. Hele de geceyse hiç izlemeyin&#8217;</p>
<p>&#8216;ikinci bir <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=blair+witch">blair witch</a> vakası olmaya aday. uzun zaman sonra ilk kez bir korku filmini heyecanla bekliyorum&#8217;</p>
<p>&#8217;slamdance film festivali&#8217;nde izleyenleri kelimenin tam anlamıyla koltuklarına yapıştırmış.&#8217;</p>
<p>&#8217;sürekli gerim gerim geren her an kapıdan bacadan bişe çıkmasını beklediğiniz filmde özellikle kızın hareketleri koltuğa çiviliyor.&#8217;</p>
<p>&#8216;Filmi izlerken altıma kaçırdım. Odada duramadım. Bağırmaktan sesim kısıldı&#8230;&#8217;</p>
<p>&#8216;Filmi kız arkadaşımla izledim, çok faydasını gördüm. Genç ergen arkadaşlarıma şiddetle öneriyorum&#8217;&#8230; gibisinden yorumlardı. (<em>Şaka şaka! Sonuncuyu ben uydurdum ama aşağı yukarı bunu ifade etmek istemişlerdi heralde</em> <img src='http://www.nesli.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  )</p>
<p>Neyse efenim. Hemen fragmanı izledim. Bu geçen gece TVde reklamını gördüğüm, sinema salonunda yerinden sıçrayan, tırnaklarını yiyen, çılgınca bağıran insan topluluğunun gösterildiği filmdi. Evet evet! Sonunda beni bir film, iliklerime kadar korkutacaktı. Ne olursa olsun o filmi izlemeliydim.</p>
<p>Böyle önemli buluşlarımı hemen arkadaşlarımla paylaşırım. MSN üzerinden Ümranla, kapı yoluyla da Setoşuma ulaşarak filme davet ettim. <em>Sadistsin, saykosun</em> dediler ve sinema keyfime teşrif etmediler. Ben de çok korkarsam birinden birine kaçarım diye düşünerek önceden indirmeye koyulduğum filmi izlemeye başladım.</p>
<p>İzledim. Konusu, bir çiftin kameralarına kaydettikleri tuhaf olaylardan ibaret. Yani gece uyurken kamerayı açık bırakıyorlar (şüphelendikleri sesleri ve görüntileri yakalamak amacıyla) ve gece boyunca yataklarının etrafındaki gelip geçen gölgeleri sabah izleyerek çözüm bulmaya çalışıyorlar. Filmin sonunda ise klasik bir final var.</p>
<p>Bazı yerlerde gerilmedim değil ama asla tuvaletimi tutamayacak, odadan dışarı çıkamayacak, hayatımdan endişe edecek kadar da değil. &#8216;Yanlızım, burda bana da uğrasalar ne ederim&#8217; diye de düşünmedim. zaten film boyunca kendiliğinden kapanan kapılar, sallanan avizeler, geçen gölgeler haricinde birşey göremiyorsunuz.  Bu açıdan bakıldığında bile büyük hayal kırıklığı yaratıyor. Bilmiyorum benim korku eşiğim mi çok yükseklerde ama, birileri nasıl olur da bu filmden tırsım tırsım tırsar anlamıyorum.</p>
<p>Gerçek &#8216;korku&#8217; önerilerinizi bekliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nesli.gen.tr/paranormal-activity.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
