Neslihan

Zarif, sağlam, esnek

Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan…

Nisan26

Çocukluğumuzdan beri okulda deliler gibi eğlenerek kutlardık 23 Nisanı…İlkokuldaydık, biz kutladık, liseye geldik evde yatarak kutladık, bir şekilde mutlaka kutladık bu günü. Zaman geçti büyüdük, okuduk ettik. Üniversite dönemlerimden beri hatırlamadığım o silik kutlamalar, atanıp öğretmen olduğumda tüm hızıyla yeniden hayatıma girdi.

Öğretmenlik hayatımdaki ilk 23 Nisan’ım. Çocuklar gibi şen olasım var. Ama haftalar öncesinden illet bir toplantı sonucu, program sunuculuğu okulun yeni yetmeleri olarak bana ve dünyalar tatlısı arkadaşım Setoş’a verilmişti. Boyun eğdik, kabul ettik. Günler öncesinden programın gidişatını bizzat düzenlemeye koyulduk. Bu iş Setoşumun üzerine kaldı çünkü ben, illa görsellik olmalı diyerek, haftalar öncesinden bir ‘Rüzgar Gülü’ merağına düşmüştüm. Zor bela temin edilen çıtalar, kartonlar, tasarımlar, spreylemeler derken bu iş için bir hafta koşturdum durdum. Öğretmenler odasının yolunu unuttuğum günler oldu. 60 tane kadar rüzgar gülü icad ettik. Herşey çok çok güzel olmuş, öğrenciler bunlara hasta kalmışken hava durumu muhalefeti araya girdi, rüzgar fırtına eşliğinde emeklerimizi de yıktı geçti. Yerden topladık hep kopan yaprakları, içimiz cızladı. Öğrencilerim, öğretmen arkadaşlarım benle birlikte çok üzüldüler, o güne bir gün kala; tam da yabancı öğrencilerin okulumuzu ziyaretleriyle şenlendirdiği gün; ne güzel döneceklerdi işte… Olmadı; üzüldük hep birlikte…

23 Nisan asıl kutlamasındayız. İki dirhem bir çekirdek giyinmişiz. Sahnedeyiz, Setenay’la yan yana çok yakışmışız. Elimizde mikrofon, arkada ses sistemi. Her an şarkı söyleyecek gibiyiz. Acayip bir kalabalık, zaten dışarda yağmur, tıklım tıkış Spor salonuna sığışmışız. En güzel yer bizim. Kürsü. Burdan ala yer yok. Bir sürü insan, gözler üzerimizde…

Fotoğrafımın çekilmesi kadar beni tedirgin eden bişey yoktur normalde… Ama inadına etrafta 20 tane kadar fotoğraf makinesi sahibi kişiler, sağımızı solumuz neremiz denk geldiyse çekmek suretiyle onlarca fotokopimizi çıkardılar. En müteessir olduğum konu bu oldu. Bunun dışında moralize eden şey ise; aynı gün içinde belki yüz, belki ikiyüz kadar çok muhteşem olduğumu, ne giysem yakıştığını, dünyanın en güzel, en sevimli insanı olduğumu……..ehum ehummmm…. Geçiyoruz…

Neyse kazasız belasız bir sunuculuk deneyimi atlattık. Darısı diğer kutlamaların başına.

Umarım çekilen fotoğraflarım bazı insan azmanı kişilerin iğrenç emellerine alet olmaz. Arkadaşlarımın yazdığı skeç gerçek olursa kendimi yüksekçe bir yerden aşşağı bırakırım zaar!

    11.04.2010 Tarihinden Bu Yana :
  • Bu yazı bugün 2 kere okundu
  • Bu yazı küllüm de 161 kere okundu

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz:

 

    Tatile nereye gidenlerdensiniz?
    • Add an Answer
    Anket Sonuclari